Babam ve Oğlum Filmi

Film
Herkese merhabalar,
Bu haftaki yazımızda dramedi; yani dram komedi konusunu inceleyeceğiz. Eminim birçoğunuzun filmlere konu olacak hayat öyküleri vardır. Hatta birçoğumuzun hayatının gözünün önünden film şeridi gibi geçtiği anlar da olmuştur zaman zaman ama keşke onları bir çeken olsa da izlesek deyip şimdilik biz çekilmiş olana bir göz atacağız.

Sizinkini bilmem ama benimkinden iyi bir komedi filmi çıkacağı kesin. Tabi komedi dediysek onun da bir sürü çeşidi var. Mesela kara komedi, dram komedi, romantik komedi, absürt komedi, aksiyon komedi bunlardan bazıları. Yani içinde yine komedi unsurları olsa da bazen bu “keşke yanıma kağıt mendili onlu paketiyle alsaydım” dedirten cinsten. Hayatımı yazsam roman olur yerine hayatımı çekseler en iyi oscar ödüllü film olur diyenlere inat bu hafta “benimkisi de dram mıymış be” dedirten bir filmi inceleyeceğiz hep beraber:

BABAM VE OĞLUM.

Yönetmenliğini Çağan IRMAK’ın yaptığı 2005 yılı yapımlı Babam ve Oğlum filmi yerli dram komedi filminin en iyi örneklerinden biridir. 12 Eylül Darbesi’nin yıktığı ve yaktığı hayatlardan bir kesit sunan film 3.500.000 sınırını aşmış ve birçok ödüle layık görülmüştür. Karıştığı siyasi olaylar yüzünden babası tarafından evlatlıktan reddedilen bir adamın hazin yaşam öyküsüdür Babam ve Oğlum. Usta oyuncuların ve oyunculukların adeta devleştiği bu muhteşem yapım bir döneme adeta ayna olmuş ve darbenin ardında gizli kalan sıradan hayatların bile ne denli büyük acılar çektiğini ekranlara yansıtmıştır.

Babasının, Ziraat Mühendisi olup çiftliğin idaresini almasını istediği oğlu Sadık’ın hayaliyse Gazetecilik okumaktır ve bu yüzden de evi terk edip gidecektir. Hayalleri ve idealleri uğruna tüm geçmişini ardında bırakan Sadık birgün yeniden tüm geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalmıştır. 12 Eylül sabahı doğum sancıları tutan karısını askeri darbe yüzünden hastaneye götürecek araç bulamayan Sadık, doğum esnasında karısını kaybeder ve adını Deniz Gezmiş’ten alan oğluyla kalakalır. Karıştığı siyasi olaylar neticesinde yaşadığı işkenceler ve hapis hayatı yüzünden ölümcül bir hastalıkla mücadele eden Sadık’ın oğlunu emanet edebileceği tek yer yine ailesidir. Hayatı çizgi romanların büyülü dünyasından ibaret olan Deniz için de zorlu bir süreç başlayacaktır. İki baba ve iki oğul. Bir babanın babasına oğlunu emanet edişi, geçmişin hesaplaşması ve bir çocuğun babasının çocukluğuna yolculuğu. Tabi filmde ilginç ve komik bir aile tablosu da mevcut.

Belki de yerli filmler arasında bu denli hem kahkaha atıp hem de katıla katıla ağladığım ve hatta ağlarken bir anda gülmeye başladığım ikinci bir film yoktur benim için. İzlemeyen varsa ağlayacak eksik bir şeyler kalmış demektir hayatında.

İlk defa veya tekrar ve hatta bilmem kaçıncı kez izleyeceklere şimdiden iyi seyirler. Yanınıza bolca kağıt mendil almayı unutmayın, benden söylemesi.


Yayımlandı

kategorisi

, , , , , , , , , ,

yazarı:

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir